Sayfalar

01 Eylül 2011

askerlik meslektir

 askerlik  ...


Ülkemizde ve tarihimizde büyük savaşlar kazanmış olmamız bizleri kandırmasın, nasıl ki Osmanlıyı yüreklendirip te savaşları kaybettirdiyse bugünde durum böyle, üretimde, bilimde, teknolojide ve eğitimde gerideyiz bütün bunlar böyleyken askerliğin ileri düzeyde olduğu düşünülebilir mi? Sen zaten bunu anlayacak düzeye gelmemişsin ki. Çolukla çocukla zounlu ve çaylakça askerlik mesleğini saçmalatan zihniyet yanlış ve geri bir zihniyetin ürünü olur ancak ve geri zihniyetler her zaman, ardından diğer bir geri düşüncenin esiri olur.

Askerlik en başta ulusal güvenliğimizle ilgili bir eğitim sistemidir. Ülkenin silahlı düşmanlarını ve kaba kuvvetle caydırıcı gücü zorunlu kılan tehlikeli oluşumları etkisiz hale getirmek için devletçe silahlı birlikler kurulmasıdır.   Bunun çağımızda, ülkemizde daha fazla geliştirilmesi lazım. Yani hem günümüzde aklımıza ilk gelen askerlik uygulaması hem de tüm ulusal güvenlik teşkilatları güçlendirilmeli ve yeni yeni birimler kurulmalıdır.

Askerlik yan gelip yatma yeri değil, boş işler yapıp üç kere ateş edip hizmetçilikten sonra terhis edilme topluma sürü olduğunu anlamış, aklın ve duyguların, hayalgücünün işe yaramadığı güdülenmiş insan formu olarak salıverildiği bir devlet zulmüdür.

Ayrıca yan gelip yatma yeri olmayan askerlik, saçma sapan işlerle, başka mesleklere yönelik askerlikle alakası olmayan gündelik işlerle oyalanıp teskere sayma yeri. Tüm askerlik yapmış olanlar, gelişmiş ülkelerde bile olan gerekli askerlik durumlarını değil, mesela ast üst gerçeğini değil, sistemi sorgulamalılar, hakaret edecez iftira atacaz diye konudan kopanlar var. Kimiside sistemin aptallığını görmeyip ülke için iki tane cümle kurmuyor internette. Hakkını savunamayan malların hakkınıda ülke adına savunmuş oluyoruz böylece.


Türk askerini ilk tarihten öğrenip gururlandık, sonra askerlik yaptık gördük ki çaycılar ve paspasçılar kadrosuymuş, lan Türk askerine yapılır mı bu, Ayıp bee.. Eski Türkler niye iyi savaşçılar çünkü küçüklüklerinden beri yetişiyorlar, eğitime küçük yaşta başlyolar ve hayatlarını buradan kazanıyorlar,  savaşmak için gerekli şeyleri öğrenmiş oluyorlar, avcılıkla okçuluğu, ata binmekle suvariliği, farklı oyunlar ve hikayelerle yetiştirilip güç ve iman kazanıyor. O zaman komutan laubali değil, aşağılayıcı değil ve uyduruk adamlardan oluşmuyor. Zaten onlarda aynı şekilde eğitim almış oluyor, bugünkü en çokta çavuş kadrosunda görülen eğitimsiz, görgüsüz, milliyetçilikten yoksun ve şehirlerde komandoculuk oynayan komutanlardan değiller, gerçekten askerler.

Ülkemizde şehitten fazla sayıda askerlik yaparken intihar edenler vardır, bu gerçeği görmedikçe o şehitlerin intihar edenlerden daha fazla anlamı yoktur. Bu çocuklar komutanların ve diğer askerlerin zulmünden, aşağılık tavırlarından, zorbalıktan ötürü intihar ediyor. Mustafa Kemal sistemi sorguladı, önce düşmanı sonra içimizdeki kuş beyinlileri yendi. Bugün birçok vatan evladının rezil rüsva halde askerlik yapması kendine Atatürkçüyüm , Vatanseverim diyen yok dindarım diyenler için doğal bir olgu gibi, halbuki bunların hiçbirinde zulüm, aşağılama, zorbaca uygulamalar yoktur, tüm bu değerlerimiz haksızlığın karşısında durmuştur ve ilk önce kendi içimizdeki zulmün karşısında duran değerlerdir.

Elbette askerlikte bir eğitim ya da üretmek gibi kutsal görülen değerlerimizdendir. Vatani görev olarak lanse edilip zulme alt yapı oluşturan slogana dönüştürülmesi ise tamamen kutsallık dışı bir olgudur. Her meslek gibi askerlikte meslektir, herkese dayatılamaz, mesela komutanların çoğu askere beceriksiz bi diğerine aptal derken, kendilerine zorunlu ekonomi zorunlu bilim adamı zorunlu sanatçılık eğitimi verilseydi acaba kaç tanesi akıl fukarası olduğunu, beyninin yerlerde süründüğünü görürdü. Yani komutan sen o mesleği seçmekle karnını doyuruyorsun, ölümüde göze almışsın eşkiyanın üstüne atılacak kılını kıpırdatmadan o uğurda öleceksin. Sizler öleceksiniz ki bizler, yani ülkenin beyinleri, yaşayacak, böylece, ülkenin ilimle sanatla üretimle yükselmiş asaleti yükselecek taçlanacak, çok şehit olmak istiyorsanız olun, kimse tutmuyor. Halbuki çevredende biliyoruz ki, kaç türlü tanıdıkla torpille tehlikenin olduğu yörelerden kaçan, başka yere tayin olan, yok orayı istemeyen komutanlar var, pabucunuzun komutanı böyleleri.. En başta çavuştur, astsubaydır, subaydır, generaldir bunlar kaçıyor düşmandan. Koymuş koluna rütbeyi, yanında silah adamım diye dolaşan, milliyetçilikten, akıldan, bilgiden yoksun bön suratlar. Ha bir komutan vatanseverse, bilgili, eğitimli, kültürlü ve ahlaklıysa kimsenin lafı olamaz. Peki bu kimin zulmüdür!? Şimdiii içimizde o kadar askerliğe hakaret eden var ama boş bunların çoğu , çünkü kimse koluna rütbeyi takıp komutan olmuyor, silahlar gökten yağmıyor, demek ki asıl zulmü yapan devlet, hükümetler ve kurdukları işe yaramaz zalim düzen.

Orada ağzını açan genelde askere düşmanlıkta birleşip onun en iyi hakkından gelen otoriteleri över. Sistemin bozukluğu, eğitimsizliği, zulmü, akıl almazlığı, esneklikten ve özgürlükten uzaklığı varsa durum bu gibi isyanlarda birleşir. Politika yapan akp yandaşlarıyla yobaz yandaşları ağırlıktadır ve bunların çoğunluğunu çavuş ve astsubay kadrosu oluşturur. İşte sistemin bozukluğu bunlara fırsat vermektedir. Tabiki bilgisiz ya da özellikle getirilmiş ajan üst rütbelerimizde var, terörün bitmeyişinin nedeni oldukları gibi, nişancılıkta tüm ülkelerin çok gerisinde olmamızın nedenidirler, aynı zamanda savaş silahları üretimine ket vurabilen fikirler yaymaktadırlar belli ki.

Asker dediğin ne ki sanki sokaktan iti kopuğu alıp, yine piç çavuşların emri altına veriyorsun sonra piçliği , bağırıp çağırmayı hayvanlığı, hakaret etmeyi öğretiyorsun, ömrü boyunca adam olamamışların çoğu orada iyice azıyorlar. Hele bu uzun dönemlerin eğitimli, okulunu bitirmiş, işinde gücünde adamlara saygısızlığı hayvanlığı hat safada.. Aileden gelme adilik var çoğunun damarında.. Eğitimliside yıllarca edindiği terbiyesinden, ahlakından tavrından oluyor, amerikan hapishanesi gibi rezalet. İyi benzetme oldu..

Düşünceler, hayata bakışlar tekdüzeleşiyor, bu büyük baskıyla aralıksız sürdüğü için önemli etki yapıyor, insanlar mankurtlaştırılıyor.. 

Ahlak, erdem, saygı ve eğitim heryerde olmalıdır, rütbe bunun üstüne kurulmuş bir sistemse buna uygun bi yapılanma gerekir. Daha bilgili olan eğitimli olan üst rütbe olmuştur, o halde mantık olarak bilgiden, zekadan, erdemden, vatanseverlikten yoksun olan ya da derecesi düşük olanların iyice gerilediği bi yapısı olmalıdır.
 
Ahlakı olmayan toplumlar yükselemez ve ahlakı insan çeşitli metotlarla öğrenir, eğitsel, kültürel,dini,kişisel.. ahlak din demek değildir, dinde ahlak öğretir ama imamı, yok dindarı bile bakıyosun dekkal gibi.. Bir ahlak dersi olmalı ki içinde en iyi romanlar okutulmalı, dinden ayetler hikayeler olmalı, derslerde adamlığın, insanlığın, karakterin nerede olduğu işlenmelidir, yoksa adam çıkar her türlü pisliği yapar hala gururuyla dolaşır, gurur var çoğunda şeref yok. Öyleleri var ki normal hayatında görmedikleri saygıyı ve önemi belki askerlikte görüyorlar, yakınmadıkları şey yoktur, çok iyi bir işi bile olsa askerde, en iyi yemekler yapılsada bu şerefsiz evlatlar yakınıp dururlar, baksan iri yarı oraya buraya nağara atan tipler iş gerçek cesarete adamlığa gelince pısırıktırlar, zaten insanlık yok içlerinde, ancak bu salaklar bile komutanları kandırmaya yetiyorlar, saf ve erdemli bir surat ifadesini öğrenmişler bu şekilde konuşup onlarıda kandırıyorlar, arkasından binbir türlü laf ve her türlü söverler komutanları, askeriyeyi.. Çavuşlar yobazca propagandalar yapıp Türklüğe ve Atatürkçülere söverken bu piçlerin bir özelliğini gördüm ki onaylayarak dinlerler, bu tipler genelde   terbiyesiz, alçak, yalaka, görgüsüz, cahil, hin oğlu hin tiplerdir ve mutlaka küçük rütbeli komutan bunların dalgacı tavırlarına tanık olmuştur. Bu heryerde böyledir, sadece askerlikte değil bu sebeple çok belirgin ve homojendir. Bu sahtekar insanlar toplumda, sivil hayatlarında ülke adına büyük bir zarardır.

Eski Türkler iyi savaşçılardır, çünkü hayatlarını buradan kazanıyorlar, bunun dışındada hayatlarını sürdürmek için en önemli olarak avcılık yapıyorlar. Baştan aşağı savaşçılar yani, bu sebeple önlerinde hiçbir ordu duramıyor. Üst rütbeli asker, subay maaş alıyor, astsubay ve çavuşlar maaş alıyor aşağı doğru indikçe eğitimsizlik, cehalet, çıkarcılık ve aptallık artıyor, bu dengesizliği destekleyen önemli unsurda erlerin maaş almaması ve askerliğin zorunlu olmasıdır. Uzman ve yıllarca eğitilmiş, maaşlı askerler çavuşların kötü amaçlarda olanları için bir denetim mekanizması olur. Yıllarca askerlik görevini sürdürenler birbirini iyi tanıdığı için orduya zarar verecek oluşumlar eritilir, ancak bütün bu saydıklarımız olmadığı için ordunun saçmalıkları ve kendini içten parçalaması gibi durumlar oluşmakta. Kafa yıkayan askerlik vatan vazifesidir gibi felsefeler, dogmalar onun aslında bir meslek olduğu gerçeğinin üstünü örtmektedir. Herkes yapabilir mi bir düşünün bakalım, dünya kupasına toplayın sokaktan adamları ve gidin halinize bakın sonra.. Günün birinde savaş çıkar herkes eline alır silah savaşır, yine aynı durum değişen bişey yok, sadece silah altındaki er durumu farklı, buda zaten birkaç senede gönüllü ve maaşlı askerlik durumunda şimdikinden daha fazla asker demektir.

Gerçi şimdilerde kötü ve salakça uygulama olan, askerlik imajlı hizmet erliği saçmalığı son bulmaktadır, diğer yandan askerlikte yapılan eğitim adam gibi eğitim süreciyle tüfektir, sıpordur bir ayda bitirilebilir. Şimdiye kadar askerlik adını taktıkları tuaf insan toplama kamplarında işçi ve amele yetiştirilmekte, bağlığa çağlığa, emre, güçlüye ve zalime boyun eğme öğretilmektedir, bu büyük psikolojik baskıyla genç yaştakilerin içlerine işlemekte hakkı adaleti burada görmektedirler. Ahlakı saf dışı bırakan bir millet adam olamaz, ahlak saf dışıysa onur, şeref, haysiyet, erdem saf dışıdır, onu koruyan bir ordu ve millet ayakta kalamaz. Ahlakta yasaklarla değil, kaliteli eğitim, iyi bir kültür, ilim en son olarakta insana zarar verenlere ceza vermekle olur.

Askerlik demek bir koğuşa tıkılmak mı demek, hizmetçilik mi yapmak demek, ülke olarak, askeri olarak kendini içinden yıkacak unsurları yetiştirip, kendine düşman etmek mi demek. Vatani görev olarak askerlik spor ve silah eğitimi başta olmak üzere hani bi zaman savaş çıkarda çağırırız gibilerinden kısa bir eğitimdir dahada kısaltılması gerekir. Meslek olarak askerlikse diğer yandan vatani görev olup aslında her meslek gibi, uzmanlaşma gerekir, aslında sadece bunlardan oluşmalı. Zaten silah altındaki kişilerin askerliği dışında işe yarıyor mu askerlik hayır yaramıyor. Peki sen niye halkın yüzde doksanına eziyet ediyorsun hayatının en güzel döneminde alıkoyup işinden gücünden edip, piçliği öğretiyorsun. Zaten senin yaptığın eğitim savaş çıksa bir kaç haftada sıcağı sıcağına öğrenilecek işler. Türk milleti zaten en büyük orduları elinden kalemi kağıdı bırakan öğretmendir, yok sanatçıdır, üreticidir bunlarla yenmiş, yaşlısı, emeklisi, elinin hamuruyla vatanı kurtaran kadınlarla kurtulmuştur, sen bu karakteri bu vatan sevgisini ve şuurunu yok ediyorsun, bu düzeni düzeltmeyen vatan hainidir ve Allah bu zulme izin vermez.

Toplumda ahlak kavramı sıfır, bunu ilkokuldan liseye ve üniversiteye kadar görebilirsiniz ve adamı en düzgünü üniversite çağlarında çıkmaya başlar.
Bu sebeplerden ötürü, bütün zorunlu askerlik zorunlu bilmem ne eğitimi yerine, zorunlu üniversite ve yaşam merkezleri kurulmalı burada hem büyük tahsil ve terbiye öğrenecek olan millet aynı zamanda üretim kazanım için ülkeyi ileriye götürecek, yükseltecek atılımlar başlatacaktır.

Sen istediğin kadar asker yetiştir, o elinde tuttuğun silahı onu üreten bilim adamını, kimyayı, okulunu, mezununu dışardan buluyorsan zaten hep yeniksindir neyin savaşını vereceksin ve zaten neyi koruyorsun!? koruyacak bir kimliğin, ahlakın, eğitimin, ilmin, üretimin, insanlığa dünyaya faydan olmalı.

Askerliğin teşkilat ve kuruluş alt yapısını görürsek şunu anlayabiliriz; askerlik aynen bir şirket gibi gelişen büyüyen uzmanlık ve profesyonellik isteyen bir yapıdadır. Tüm sistemi ve askerlik yaptırma uygulamalarını gözden geçirirsek düzeltirsek en büyük vatanseverliği yapmış, yaşarken şehitlik mertebesine ulaşmış yani ermiş olacağız.

Ayrıca erlerin en büyük isyanını gördüm, anadolunun kuzeyi,güneyi, batısı veya doğusu nerden gelirse gelsin askerler ben askerliği böyle düşünmezdim diyor, kendi ideolojilerine göre birçok saçma sapan şey zırvalasalar da isyanlarındaki ortak nokta abuk sabuk hizmet işlerinde çalışmaları, istedikleri şeyse silah kullanmayı öğrenmek spor eğitimi, doğada yürüyüş, savaş alanında taktikler, teknolojiye uygun eğitsel askerlik uygulamaları. 

Askerlik gerekli ancak, zorunlu askerlik elbette ki gereksiz, o kadar asker ne oldu terhis oldu gitti, teröristle savaşanlar, askerlik yapanların yüzde ikisi. Tabi ki askerilerin özellikle ülkemizin konumu itibarıyla çoğu şehirde olması gerekiyor, ancak çapulcu dediğimiz teröristlerin kadrosu profesyonellikleri, bu lafı, bu gerizekalı sistemi savunanlara yedirtiyor. Günümüzde savaş sırasında işe yarayacak eğitim toplam bir ayı buluyor, diğerleri gündelik işlerle vakit geçirme, matamatiksel hesaplayınca durum çok vahim. Demek ki, bir ayda zulümden uzak eğitim verilse, tabi dolu dolu; yine herkes işin ilmini alacak; yok amaç silah altında her zaman er bulundurmaksa, uzman ve profesyonel askerliği geliştir, asker sayısı artsın hemde işin ehli askerler olacaklar bunlar, neyden çekiniyosunuz, yoksa kafanız mı yetmiyo, şimdiki kıytırık sistemi şekilden şekile sokacağına kaygıların varsa ileri olan o sistemi getir ona çekidüzen ver, hem gelişmiş sistemler daha esnek ve sağlamdır. Gelişmiş bir sistemi akla, mantığa ya da çıkarlara uydurması daha kolaydır, bu nedenle ulusal güvenliğimiz daha üst seviyede sağlama noktasına yükselecektir.

  Dedik ya gerçek askerlik eğitimi tüm askerlik denilen şeyin sadece onda biri, bir ayda bu eğitim tamamlanılabilir halbuki. Hele kısa dönem ya da spor ve atıcılıktan yoksun erler, tüm hepsi bir aylık sağlam bir eğitimle daha iyisiyle değiştirilebilir.    Bilimi tekniği geliştirsene, isteyeni farklı birimler kurarak askerliğe al maaş öde, askerlik öyle birkaç ayda öğrenilmiyor, bir senede alışılıp tam olgunlaşınca haydi mezun oldun artık diğer yaşamında marketçimisin, balıkçmısın git onu yap ohh ne güzel.. Meslek olmadıkça oda bedenden, zekadan, zihin ve beden koordinasyonundan, konsantre olmuş beyinden uçar gider. Bi iki senede işe yaramaz yani sadece görev başındaki sıkı eğitim almış iki senelik asker bir işe yarar. Aptallar kafasına soksun askerlik bir meslektir, herkes yapamaz. Futbolcu, basketbolcu ve şarkıcıyı yer değiştirtelim ve emir gelsin basketçi şarkı söylesin, futbolcu basketbolcu olsun.. bu ne ya soytarılık. Kendini işi bilenleriyle kanıtlamak varken uzmanlaşıp ehil ellere tüfeği teslim etmek varken bu saçma salak düzen neyin nesi..

Yoksa senin kafana değil amerika eşkiya bile çuval geçirir, kendi askerini bu vatan vazifesini saçmalatmışsın, şerefi bağlığını çalığını dinleyecek, emre itaat edecek üç kuruşluk düzende aramaktasın. İnsana sertliği, itaati, patates soymayı hakaret dinlemeyi öğretince vatan vazifesi ve şeref katmıyorsun yanlış anlamışsın, kutsal olanı, eğitimi, ahlakı, şerefi, en yüce değerleri nerenizden anladınız ki..

Askerlik vatan vazifesinden önce bir meslektir, kavramlarla kafa karıştırmaya gerek yok. Birçok şey vardır vatan vazifesi ama zorunlu değil ne yazık ki. Askerlik bir meslektir, öğrenilmesi gerekir, senelerin harcanıp ustalaşılması gerekir. Vatan vazifesi ülkeyi geliştirmek ve ilerletmektir, askerlikte bu ülkeyi silahla koruyan meslektir ve kesinlikle ustalık ister, sadece bir savaş sırasında askere yazılmak isteyeni toplarsın sayı yetmezse başka yöntemlerle tamamlamaya çalışırsın en son çare olarak zorla askere alırsın.


Biz bu ülkeyi en büyük orduların karşısında, birçok cephede aynı anda yaşları küçük veya çok yaşlı insanlarla, dayılarla, ninelerle, hem de en zayıf halimizde en güçlü orduların karşısında.. Ne ile kurtardık?! Ne ile kurtardıksa yine onunla yükseltiriz, gölge etmeyin başka ihsan istemez.. Yoksa birileri büyük askeri eğitimli değildi, sıradan insanlardı. Zaten bgünün askerlik eğitimi bir aylık bişeydir, gerisi hizmetçiliktir. Zaten askerlik yapıp terhis olan erin kendinde kalan silah kullanma becerisi, takdik verdiysen onlar işte.. yoksa ne o yılların dinç bedeni kalır ne de senin bir senelik askerin değildir o. Bir zaman sonra savaş çıkar diye yetiştiriliyor tek neden bu, diğer nedenler zaten o anda silah altındakiler tarafından sonuçlandırılıyor. Amerika bile bir sürü asker buluyor, ancak o kadar askerlikten soğutuyorlar ki bizim ülkemizde onlar kadar asker vatan için gönüllü asker çıkaracak mı bakalım.. Zorunlu askerliğin kalktığı durumda bile bugünkünden daha az maliyetle daha uzman askerler birikerek bugünkü sayıdan fazla olur.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bi birey olarak isim ya da rumuz yazın !..

kaç kişi okudu