Sayfalar

05 Şubat 2009

yobaz nedir

yobaz !..

yobazlık hakkında derleme yazılar...



internetten alıntılar:
Değişime açık olmayan....
Değişimi kabul etmeyen.....

İnsanla akrabadır.
Beyinleride Pavlov'un köpekleriyle..

Bir düşünceye, inanca dar kalıplarda ve düşünmeksizin aşırıcı ve tehlikeli biçimde bağlı olan kimselerdir. Kaba saba, inceliksiz, kaba saba düşünceler ve tavırlar içerisindedirler.

Yobazların kişilik özellikleri arasında bol bol öfkeyi, alınganlığı, tahammülsüzluğü, uyumsuzluğu, hoşgörüsüzlüğü ve memnuniyetsizligi görebiliriz.
Kendi gibilerin düşüncesi dısındaki her düşünce onlar için otomatik olarak yanlıştır, başta gelenleri tarafından onaylanılmadan inanacak kimliğe ve kişilik vasıflarına, özgür iradeye sahip değillerdir. Özgürlüğü nerelerinden anlamaya çalıştıkları belli olmayan insan türleridir; onlar özgürlüğü zincire vurulma, gelişmeme, kötülüğü bile ibadet gibi yap gibi tuaf biçimlerde ele alırlar.

Yobazlık, sofunun kötü olan biçimidir, yani kötü,bağnaz,cahil sofuya yobaz denir.

Para için yobazlık boyutundan farklı bir ucube boyuta atlayıp yobazlaşan türleride vardır, metamorfoz geçirmiştir bunlar, eşşeklik baki kalmıştır, aynen bunların eğitimlisinde olduğu gibi.

Yobaz tarih boyunca dini inanışlar sebebiyle herşeye karşı çıkanlara, gelişime, ilime, yeniliğe direnen ve aşırılık gösteren kişilere denilmiştir.

Yobaz aslında bir türlü inanamayan kimsedir, anlamayan ve sütün içinde çırpınan kurbağa gibidir. Aklı başında biri gibi gerçek bir dinin yok olmayacağını akıl edemez, din elden gidiyor der. Hurafeler tekrarlayıp cami yapan herkesi peygamber ilan edebilecek kadar cahil ve inançsız kimselerdir. Din onların maskesidir, komando olamayacak kadar pısırık birinin komando kıyafeti giymesidir bunların yaptığı.

Yobaz dini tutuculuğun, bağnazlığın, düşüncesizliğin, kabalığın, yontulmamışlığın, cahilliğin ifadesidir. Dinsel bir tanımdır, karşılığını dogmatik olmayan düşüncelerde bulamayız. Mesela doğruluğu gerçekliği ıspatlanmış deneyimlenmiş gözümüzle gördüğümüz bir şeyi, günün birinde geçerliliğini yitirip zararına rağmen tutucu bir biçimde savunsak dahi bu yobazlık olmaz, tutuculuk v..s olur, o da fazlasıyla zararlıdır, ancak inanç ve kanıtlanamaz şeyler üzerinde yapılan yanlışlar çok daha zararlıdır, çünkü kanıtlasan bile inançla alakalı olduğundan yıkılması, değişmesi zordur. Tek savunma ya kökünü kazımaktır, ya da bu anlayışların genlerini değiştirmektir, imam hatipler kendi düşüncesine göre şekillendiren yobazlara karşılık kendi imam hatiplerini açmalı akıllı ve medeni toplumlar. Yobazlık, kabalaştırılmış dini savunur; zorlaştırılmış, bozulmuş, ağırlaştırılmış, canavara benzetilmiş dindir yobazın dini ve hiçbir dine mensup değildir; onun kitabı yobazlıktır.   Her düşüncenin yobazı olur lafı mecazidir, her düşüncenin yobazı değil tutucusu olur, dindekine de yobaz denir.


Temiz bir kalple çalışkanlık ve zeka ile iman yolunda yürümeyenin sonu dindeki brokrasiye takılmaktır.
Dinde de bürokrasiye benzer yanlar görüyoruz, imansız insan buralara takılır;
ne güzel söyletiyorsun Tanrım!..
Hakikaten böyle yok iki kere şunu yap sonra şu ibadeti yap, 5 kereden fazla yapma, yok mirası 3 ona ver 4 verme sakın, şunu şunu şunu yap ondan sonra ibadetin kabul olsun falan filan ve sadece buraya takılır imansız olan. Bürokrasi dinde öyle bir hal almıştır ki insanlar bunlarla uğraşınca cehalet denen illetin içinde zevkten dört köşe oluyor her halde.. Boydan boya imanlarına bile kazık gibi bürokratik hurafeleri sokmuş olanlar, devletin bürokrasisini tartışıyor. Hacı, hoca olmazsa olmaz demi benim çok bilmiş dindarım, sen baştan oturduğun kazığın üstünden kalk!.. Onun üstünde bürokrasi yazıyor. Zevk sona erdi kalk.. Benimde bürokraside sevmediğim yanlar var bu nedenle araştırıyorum, ama bana başka bir yerden bürokrasi kazığı yaklaşmıyor özellikle savunduğum görüşlerde, inancımda.. Gördünüz mü bürokrasiyi içinize almışsınız, şeytan insana bilmediği yerden saldırırmış en başta. Bürokrasi diyip Atatürkçülüğe, Ulusal güce saldıranlar, bilmediğinizi gösterdim size naber? O kazıkla yaşamayı öğrenmek zorunda değilsiniz, ömür boyu didindiniz cennete iki tekerleme ile gireceğiz diye, onur, gurur, haysiyet, şeref attınız bir kenara çünkü zor değil mi.. Ancak şunu unutmayın kolay yoldan para var; ama cennet yok.. Hayatı yaşamaktır zor olan, adam gibi yaşamak, cahiller şöyle sanıyor imanı, örtün kaybol, yaptığın pis işler görünsün mühim değil hemen saklan, psikolojik olarak şöyle hissediyorlar saklandım kimse görmedi, sus beynim sus düşünme, hacı-hoca tekerlemesi söyle düşünme, cennetliksin sen. Hakketende öyle, nerden biliyorsun dersen kim bilir belki Allah emrime bir Şeytan verdide doğruyu söylüyor mecburen, fısıldadığını bilmez mi hiç, unutmayın ayetlerde şeytanın Allah a secde ettiğini yazar, hurafeler bunu yazmıyor değil mi bilmiyoruz sanki ibadetlerle kendinizi motive edip kötülüğe daldığınızı ve kötü işlerin üstadı haline geldiğinizi.

Tüm bunların yanında Kuran ı her zaman yorumlarıyla ve açıklamalarıyla anlatan ve bunlarsız Kuran olmaz diyen, aslında Kuranı küçümser bir inanış çerçevesinde olan hurafelere kanmış dindar kisfeli insanlar vardır. Sen bir Kuranı okuyarak müslüman olamazsın der, ancak zaten kendileri Kuran ın 100 katı hurafeleri okuyarak din adamı olur, peki ne kadar müslümandırlar Allah ın sözü şöyledir, kim bu sözlerin yerine  başka sözler okursa o tağuta hizmet eder, yani Allah ın bir bildiği var, Kuran okuyun ve düşünün der. Sen Allah tan daha iyi mi bileceksin isyan ediyorsun, okumadığın ve saygı duymadığın, hurafelerin olmadan birşeye benzetmediğin Kuran ı Kutsal kitabı, Yüce kitabı oku!  

 İnsan olun..

Adam olun..

kaç kişi okudu