geri ve yobaz bırakılan ülkelere dair bir yazı
Ülkelerini yağma ediyorlar,
talan ediyorlar,
önce yobazları beslediler,
beslediler ki dinden çıkmış toplumlar kendilerini geri bırakıldıkça imanları arttığını sansın,
tarih boyunca yeni bir din biçtiler emperyalistler,
örtün, kaybol, ses etme,
cahil kal
asırlardan beri peygamberlerden beri bu böyle,
kendilerinin ürünüdür çoğu mezhep,
mezhepler ortaya çıkardılar ki kimse dinin aslını görmesin,
onlara kendi emelleri yol göstersin ve kendi arzularına iman etsinler
başardılar, çünkü onlar çalışkan akıllı toplumlar,
gururlular, kibirliler
senin gibi salak dururken
salağın enayinin ülkesi beş para etmez imanı dururken kendine mi tecavüz etsin.
kazandılar;çünkü kötülüklerini din dedi diye değil kendimiz istiyoruz diye gerçekleştirdiler.
............
Cahil toplumları özgürleştiriyorlar, tecavüzleriyle, aşağılamalarıyla
böyle bir tarih yazılıyor torunlarına anlatırlar artık satılmışlar ve tecavüzcüler,
hem onlardan birçoğu memnunlar zulme uğrayanlara birde kendileri tecavüz ederler
böyle akıllarını işletmeyen milletlerin Allah üstüne bok yağdırır, Ayettir bu değiştiremezsin.
Neden üzülelim ki,
üzüntümüz ordaki masumlaradır.
Ancak unutmayın ki her emperyalist zaten kendi halkına tecavüz eden ve onu aşağılayanlara tecavüz eder.
Bu hep böyledir, bize yok mu diye tutturur emperyalist, ne yapsın kardeş payı ,
hani vahdettin kardeş payı yapmıştı ya, istanbul benim şu senin şu da senin
ne güzel
birde adamı kötü tanıttılar bize
kardeş payı güzeldir.
hadi bizde payımızı alalım
almayan eşşek olsun
hem güneşi bol yerler bu ülkeler
püfür püfür esen yerinden olsun
bunlarda kim böyle
yerli kabileler,
önceden onlar yaşarmış ...
26 Mart 2011
05 Mart 2011
yobazlar puta taparlar
Türban Putu
Yobazlık bilindiği gibi dindar kisvesi altındaki aşağılık ve aslında inançsız olan korkak ve sadece cahil cürretine sahip olan meymenetsiz sıfatsızların tanımıdır.
Hiçbir şekilde yola gelmeyen bu azgın mezhep, yani yobazlık hakkında çok şey söylendi bu güne kadar, bazılarına bu yazıda yer vereceğim, onlar ki varlıklarıyla dinden doğru yoldan saptırırlar insanı. Cahiliye devrindeki puta tapınma olan arap gelenek ve dinleri genlerine işlemiştir. İşte bu sebeple ki imanlarını Allah 'a iletmek için maddesel şeylere sığınıyorlar, halbuki maddesel şeylere dini olarak büyük anlamlar yüklenmesi ayetlerde yasaklanmıştır. Kuran ı bir bütün olarak düşünmeyen bu kıt zekalılar , tartışma esnasında Kuranın-Kutsal kitabımızın bütünlüğünden bahseder. Allah tarafından yollanmış hiç değiştirilmemiş diye inandığımız kitabı değiştiren, bütünlüğünü, birliğini bozan yine bu din kisvesi altına sığınan münafıklar olmuştur.
Yobaz denilen bu tür insanlar, bir düşünceye, inanca dar kalıplarda ve düşünmeksizin aşırıcı ve tehlikeli biçimde bağlı olan kimselerdir. Sosyal yaşantıda, yaşam tarzında inceliksiz, kaba saba düşünceler ve tavırlar içerisindedirler.
İnsanlıktan o kadar uzak tavırlar gösterir ki kimisi, ancak insanla akrabadır, beyinleri şartlı refleks halindedir; bu insan bunu diyorsa düşmanımdır havlamaya başlarlar, bu nedenle beyinleride Pavlov'un köpekleriyle akrabadır.
Yobazların kişilik özellikleri arasında bol bol öfkeyi, alınganlığı, tahammülsüzluğü, uyumsuzluğu, hoşgörüsüzlüğü ve memnuniyetsizligi görebiliriz. Kendi gibilerin düşüncesi dısındaki her düşünce onlar için otomatik olarak yanlıştır, başta gelenleri tarafından onaylanılmadan inanacak kimliğe ve kişilik vasıflarına, özgür iradeye sahip değillerdir. Özgürlüğü nerelerinden anlamaya çalıştıkları belli olmayan insan türleridir; onlar özgürlüğü zincire vurulma, gelişmeme, kötülüğü bile ibadet gibi yap gibi tuaf biçimlerde ele alırlar.
Yobazlık, sofunun kötü olan biçimidir, yani kötü, bağnaz, cahil sofuya yobaz denir. Onlar türbanı bir din veya mezhep haline getirmiş ve yobazlıklarının en iyi simgesi haline sokmuşlardır. Geleneksel köylülerin başörtüsüne metamorfoz geçirtmiştir böyleleri. Bu radyasyona uğramış bir değişimdir. Kitapta sadece örtünüzü omuzunuzdan göğsünüze sarkıtın diye sınırları çizilmemiş bir ayet varken kutsal üzerinden yapılan şarlatanlık tam bir rezalettir. Şuna dikkat edilmesi gerekir, o zamanlar gömlek, ceket tişört gibi modalar yok kısaca örtü ve Arabistanda o devirlerde giyilen şey erkek kadın hepten örtü, moda örtüden oluşuyor; yani günümüzde pantolon, gömlek, tişört, etek, elbise...vb. Bunlarda örtüdür, artık kuşbeyinliler anlamalı. Allah ın yaratmış olduğu zamana isyan etmemeliler ve doğru, güzel bir şekilde iyi, saf bir imanla ayak uydurmalılar. Ne ülkelerini ne dinlerini insanlığın huzurunda rezil etmemelidirler. Hep bu tür anlayışlardır çünkü bir dini bozan. Gerici ve yobaz düşüncelerin vücuda gelmiş hali türbandır.
Yeryüzündeki gerçek Kutsal Kitabı, Kuranı okuyan ve sürekli bunu yapıp oradaki öğütlere uymaya çalışan bir yobaz bulamazsın, çünkü onların birsürü dini kitabı vardır kimini ahmet kimini mehmet yazmıştır, kimi tapındıkları insanların mezhepleridir ve bunları Allahtandır diye yaparlar, işte puta tapmak buna benzer yoksa haşa kimse Atatürk gibi en hakiki insanlara tapmaz, zaten ona tapınmak gibi bir şey olamaz ancak yobazlara bunu anlatamazsın , ancak yinede açıklayalım hangimizin inançlı hangimizin gerizekalı olduğunu anlasınlar: Atatürk dini bir lider değildir, dini öğütlerle bir mezhep oluştumamış aksine herkes inancında özgürdür, din akıl ve mantıkla mümkündür demiştir. Halbuki başörtüsü ve türbanın dini bir simgesi vardır hem şekil hem simge hem puttur dolayısıyla, diğer kıyafetler ve yapıların heykellerin dinle alakası yoktur ancak türban Yüce olana Tanrıya ileten bir sembol gibi tağuttan gelen cehaletin simgesidir şeytan işidir. Putun put olması için dini bir anlamı olması gerekir dolayısıyla ne Atatürkçülük ne heykeller put olamaz kalın kafalı cahil cüheylan.
Allah benim gibileri konuşturur, yılmayız, söz ruhumuzdan su gibi akııp maddeye dönüşür ve yankılanır, sonumuz ahiret, orada ancak dünyada ettiğimiz hakaretlerden başka günah vebalimiz olmayacaktır bu cahillere karşı..
Para için yobazlık boyutundan farklı bir ucube boyuta atlayıp yobazlaşan türleride vardır, metamorfoz geçirmiştir bunlar, eşşeklik baki kalmıştır, aynen bunların eğitimlisinde olduğu gibi.
Yobaz tarih boyunca dini inanışlar sebebiyle herşeye karşı çıkanlara, gelişime, ilime, yeniliğe direnen ve aşırılık gösteren kişilere denilmiştir.
Yobaz aslında bir türlü inanamayan kimsedir, anlamayan ve sütün içinde çırpınan kurbağa gibidir. Aklı başında biri gibi gerçek bir dinin yok olmayacağını akıl edemez, din elden gidiyor der. Hurafeler tekrarlayıp cami yapan herkesi peygamber ilan edebilecek kadar cahil ve inançsız kimselerdir. Din onların maskesidir, komando olamayacak kadar pısırık birinin komando kıyafeti giymesidir bunların yaptığı.
Yobaz dini tutuculuğun, bağnazlığın, düşüncesizliğin, kabalığın, yontulmamışlığın, cahilliğin ifadesidir. Dinsel bir tanımdır. Mesela doğruluğu gerçekliği ıspatlanmış deneyimlenmiş gözümüzle gördüğümüz bir şeyi, günün birinde geçerliliğini yitirip zararına rağmen tutucu bir biçimde savunsak dahi bu yobazlık olmaz, tutuculuk v..s olur.
Yobaz en başta insanlığın faydasına, aklına, basiretine, zakasına, ilmine, geleceğine, görgüsüne, yaşayışına, inancına, güzelliğine, erdemine ... katkı yapmak için gönderilen dinleri canavarlaştırıp, en ucube en aşağılık hale sokan, ayetleri bile zamanında kelime kelime değiştirip, üstüne cümle cümle, kitap kitap yazıp iman eden ve buna Allah ın dini diyen küfürbazlardır, hiçbir hakaret etmeden küfrün kitabını yazmışlardır.
Yobazlık, kabalaştırılmış dini savunur; zorlaştırılmış, bozulmuş, ağırlaştırılmış, canavara benzetilmiş dindir yobazın dini ve aslında hiçbir dine mensup değildir; onun kitabı yobazlıktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
