Hurafeler ve Uydurulan Hadisler
Kimileri Kuran’la, diğer hadislerle ve mantıkla çelişmeyen hadisleri kullanalım diyebilir. Fakat bu diğer hadisleri nakil edenler de aynı hadisçilerdir. Bu gördüğümüz hadisleri nakledenlerin sözüne nasıl güvenebiliriz?
Zaten, Kuran, kendisinin her şeyi açıklayan, yeterli ve dinin tek kaynağı olduğunu söylemektedir.
Sana her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, doğruya ileten, rahmet olan ve Müslümanlara müjde olan kitabı indirdik.
16- Nahl Suresi 89
Kuran da açıklaması olmayan hadisler, Kuranla örtüşmeyen hadisler uydurmadır. Şuda düşünülebilir, Allah tarafından serbest bırakılan, seçime bağlı ibadetleri şekile indirgemek, putlaştırmaktır, ama Yaratan a iletiyor değil mi bahane bu cehiliye devrinde de putçuların bahanesi buymuş.
Namaz konusunda mesela asıl Tanrı katından inen kelimelerle namaz kelimesi hiç olmamıştır, din alimleri bilir, sadece salat kelimesiyle inmiştir bu namaz diye çevirilen ayetler, dilimizdeki karşılığı tam olmuyor diyip dini tekellerine almaya çalışanlar, arapçaya tapınanlar şimdi gevelesinler bakalım salat ın karşılığı bu mu yani, hintçeden yogilerden ataistlerden gelme japonca daki namaste ile namazkara kelimesinin anlamı Kuran ın aslında olan salat kelimesi ile aynı anlamda mı hayır. Salat Allah a yönelerek hitap edilmesidir, Yaratan ın anılmasıdır, çoğunun sandığı gibi yalnızca dua değildir sadece içinde duada vardır. İsteyen namaz diyebilir, bu sorun değil , ancak bunları bilmekte fayda var, sonra bu sefer namaz kelimesinin kökeninin anlamınıda bilmek gerekir, böylece İslamdaki namazla namaz nedir dendiği zaman kelimenin aslındaki namaz karıştırılıp sunulmamalı, namaz kelimesi eğilmek anlamındadır, yoga da sanskiritçe her ibadet duruşunun, yoga duruşunun adı vardır, eğilme yogası anlamında namaste vardır, asırlar önce onlardan geçmiştir araplara ..
Ayrıca yeri gelmişken yoga diye yaptırılan şeyler sadece esneme hareketleriyle meditasyondur, bazıları yoga nın ibadet kelimesinin karşılığı olduğunu bilmesi gerekiyor, bu sayede insanlık için gerekli uygulamalar varsa bişeylerin farklı biçimleriyle yutturulmamalıdır. Dinsiz yoga yapıyor ne ilginç, zihninde inanmadığı Tanrıyla bütünleştiğinin farkında değil, yoksa zamanında bilgeler mi bu biçimi ortaya çıkardı, neyse yoga, ibadet kelimesinin zamanla felsefi biçime sokularak aynı zamanda sosyal ve spor etkinlikleri haline getirilmesinin ürünüdür.
..................
Kuran’ın korunmuş, tutarlı, tamamlanmış, çelişkisiz ve dinin tek kaynağı olma vasıflarına sahip olduğunu; buna karşın hadislerin korunmadığını, tutarsız, çelişkili olduklarını ve sadece zan olan hadislerin dine kaynak olamayacaklarını, üstelik Kuran yeterli ve detaylı olduğu için buna gerek de olmadığını ortaya koymaktadır.
Kuran’a göre insanlar sürekli akıllarını çalıştırmalı, gerek evrende, gerek kendi yaratılışlarında, gerekse Kuran’da Allah’ın delillerini görmelidirler. Akıllarını çalıştırmadan toplumdaki kelle sayısına, törelere, geleneklere, kabullere göre din oluşturanların hatalı olduğunu Kuran’dan anlıyoruz.
Kuran’a göre Allah’ın nimeti olan akıl, evrenle ve evreni, hayatı değerlendirmede rehberlik eden Allah’ın kitabıyla, mükemmel bir uyum içindedir. Bu uyumun bir parçası olan aklın dinle çeliştiğini söylemek, aklı bir kenara atıp dini anlamaya kalkmak, aklı çalıştırmada değil, aklı kullanmamada erdem aramak, dine akılsızca uygulamaları sokanların veya din düşmanlarının tezidir. Akıl dinle nasıl çelişir? Akıl Allah’ın bize hediyesi değil mi? Kuran defalarca bize aklınızı çalıştırın demiyor mu?
Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.
10- Yunus Suresi 100
Bu ayetleride kendi çıkarına iş yap manasında anlayan dindar kisfeliler var, bakıyosun hocayım diye geçinenine kurnazlıkla, sinsilikle övünüyor. Bu işin içindeki para böyle yapıyor, para için din adamı oluyor ama adam olamıyor çokları.
Yobazların, cahillerin, dindar imajlı softaların beyin yapısı, onun içindeki şeytansı kıvrımları, oraya buraya şuursuzca koşuşan nöronları asırları boyu aynı karakteri göstermektedir, zamanın biçimine uymaları kimseyi kandırmasın o varlık biçimleri aşağıdaki hurafecilerin soyundan ve kişilik yapısındandır:
Hadis: “Yer yüzü balığın sırtındadır. Cennete girecekler ilk olarak bu balığın ciğerinden yiyecektir.”
Buhari 3/51
Kuran’ın dünyanın yuvarlaklığına, Dünya’nın, Güneş ve Ay’ın hareketlerine, uzayın yaratılışına dair mükemmel izahlarına karşı hadislerdeki, dünyanın öküzün ve balığın üzerinde olduğu saçmalığına Allah ın sözüne rağmen inanmışlardır, çünkü Kuranda dünya hakkında öküzün boynuzunda mı değil mi ye cevap yoktur, aynı şekilde ibadetlerde, giyim kuşamda ayrıntılar yoktur, o halde napalım diye düşünen cahiller öküzün boynuzunda yaşamaya devam etmişlerdir.
Kimileri günümüzde mezhepleri savunuyor, kimi sadece dini vasfını Müslüman dininide Kuran da ki din olarak dile getiriyor. Bir mezhep aslında Kuran da olmayan şeyleri söyleyip bizde böyle diyorsa yanlış bir mezheptir, mezhep kelime olarak takip edilen yol, görüş, manalara gelir. Ancak Kuran yol gösterici olarak Kuran yeter demektedir.
Mezhepler aslında daha müslüman olmamışları müslümanlığı kabul etmesini sağlatacak vasıflarından ötürü ortaya çıkmıştır. Bir anlaşma gibi, şart gibi ..
Kim ne yol tutturursa tuttursun Ayetlerin dışındaki din kimseden kabul edilmeyecektir, bunu bilerek, bütün bu mezheplerin din değil hoca, öğretmen, kılavuz değil kılavuzun kılavuzu olduğunu bilen, mezheplerin Kuran daki dine yakınlaştırma aracı olduğunu, başka türlü değesiz olacağını bilmek lazım.
Ancak dini anlamda ben müslümanım demekten daha güzel bir söz olmadığı ayetlerde öğütlenir. Böylece kelimeye ve söze vurgu yapılmış olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
bi birey olarak isim ya da rumuz yazın !..