Sayfalar

10 Ağustos 2011

BAŞÖRTÜSÜ VE KAPANMA

Eski çağlarda gömlek, pantolon, ceket, tişört, şapka gibi modalar giysiler yok. Peki bunlar neyden oluşmaktadır örtüden tabiki. İslamda örtü geçiyor ve nasıl geçiyor bakalım ayıp yerlerinizi örtün diyor ayette, bu ayette abartılacak ne vardır. Örtünüzle göğsünüzüde örtün manasında, göğsünüze örtünüzü sarkıtın deniliyor, bu ayet bile aslında sıkı sıkı kapanmanın olmayışının delilidir. Şöyle bir göğsü örtmek, örtüyü hafifçe orayada sarkıtmak manasında.

Çıplak dolaşmayın tişört giyin, pantolon veya etek giyin demiyor çünkü o zaman bunlar yok arabistanda herşeye örtü deniliyor ve bu kadar modayada girecek değil Kutsal Kitap. Gerçi düşününce gökten kurtarıcı bir modacı inse günümüzde iyi olur. Kuşbeyinlilere açıklamak gerekiyor Şapka örtüden oluşur hatta bakın kumaştır kendisi, gömlek, tişört, etek, çorap, elbise, şort.. bunların hepsi örtüdür.

Herşeyin ve her kıyafetinde bir yeri vardır çoğu zaman, bu ham madde şeklinde şekilsiz çarşaf tipi örtüler arabistana aittir, yeri orasıdır zamanıda geçmiş zaman...


***********

SORUN GELENEĞİN DİNSELLEŞMESİDİR

Daha önce değindiğimiz gibi din adına uydurulanları incelersek, toplumun belli bir dönemindeki bakış açısının ve geleneklerinin dinselleştirilmesinin bunlarda önemli bir yeri olduğunu görürüz. Bu gelenekleri dinden ayırmanın yolu Kuran’dan anlaşılan kapanmanın din olduğunu; Kuran’dan çıkmayan kapanma şekillerinin, izahların din adına uydurma, geleneklerin dine sokulması olduğunu bilmektir. Şunu bir daha belirtelim ki geleneklerin bir kıyafet oluşturmasının bir mahsuru yoktur. Yanlış olan, tarihin belli bir anının ihtiyaçlarından doğan ve o toplumu ilgilendiren kıyafetlerin, evrensel olan ve binlerce yıllık zaman dilimine inmiş olan dine maledilmesidir.

Ayetlerde olmayan heryerini ört yalanı Kuran a iftiradır. Sorun geleneğin dinselleşmesi olduğu için, alışmamış beyinler ürksede dalga geçecek olsalarda Peygamberler gibi katlanıp, yürekli ve inancımızdan emin olup şunlarıda söylemek gerekir, örtüyü göğüse sarkıtmak bir bininin göğsü örtmesi gibidir o da göğüse sarkıtılmıştır. Allah ın Ayetleri senden kötülük yapmamanı istiyor, senin aklına kötülük, adilik geliyorsa karşıdakinin suçu değil, dinen onun bir suçu yok.

Peygamber’in döneminde kadınların bir kısmının çırılçıplağa yakın, göğüsleri açıkta dolaştığı, hatta İslam’ın hakimiyetinden önce putperestlerin Kabe’de haccı çıplak yaptığı söylenir. (Kurtubi, el Cami-il Ahkamil Kuran 7/189) 33-Ahzab suresi 33. ayetten de İslam’dan önceki cahiliye döneminde kadınların süslerini açığa vurduğunu anlayabiliriz.

Görüldüğü gibi Kuran’ın tarif ettiği kapanmada, İslam adına bugün uygulanan kapanma şekillerinin, peçelerin, çarşafların, başörtülerinin tarifi yoktur. Yani bunların temeli dinimiz değil, örflerin, geleneklerin dinselleştirilmesidir. Peygamberimiz’in döneminde erkek, kadın birçok kişinin gelenek olarak başını örttüğü söylenir. Kıyafetlerin giyilişindeki temel sebeplerden birinin sıcaktan korunma olduğunu 16 Nahl suresi 81. ayette söylemektedir. Sıcak yörelerde başı örtmek, böylece güneşin etkilerinden, güneş çarpmalarından korunmak birçok sıcak iklimli bölgenin kültüründe vardır.

Ramazanda etekli kadın görmek günaha teşvik eder bu kıt imanlıları, bunların yaptığı şudur ben insanlara kötülük yapabilirim en iyisi bütün insanlık yok olsun böylece kimseye kötülük yapmamış olurum cennetlik olurum. Ey gerizekalı zaten dünya bunun için var tüm ihtişamı ve güzellikleriyle çırılçıplak karşımızda, bunu için yaratıldı zaten sen neyi örtüyorsun din diyerek. Yok edici olarak insanlığın karşısına çıkmış bu kafasızlar dinden çakmadıkları gibi süslü sözlere kanmışlardır. Bunlarda akılda yok imanda, olsa bu gibilerin ülkeleri arabistanda ortadoğuda en aydın en erdem sahibi bilgin toplumlar olurdu, tam aksine asalak gibi, tembel dışa bağımlı hristiyanların ağızlarına atacakları yeme bakıyorlar. Dinlerini rezil ettiler..

Arabistanın ya da ortadoğunun ortasından petrol yerine lavlar yanardağlar püskürse ne olacak halleri acaba, Yüce Allah o günleride gösterecektir elbette..

Ey ademoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi ve süs kıyafeti indirdik.
7- Araf Suresi 26


Çirkin yer sadece kilot giyilen kıllı bölgedir, herkes çirkin bulduğu görünmesi çirkinlik olan yerlerini örtebilir, sevaptır, ancak güzel vücutlu insanlar o kadar kapanmayabilir.

Dini yüzyıllarca sıfır noktasından eksilere çekenler olmuştur halada var onlar eksi iki yaptıysa sizde artı iki yaparsınız. İkiside aynı sevap aynı günah. Terazide aynı çeker. Ayrıca yukarda söylenilenler sıfır noktasıdır, onlarla eşitlemeye çalışırsak teraziyi şöyle demek gerekir, çıplak dolaşmayın üzerinize göğsünüzü örtecek bir bikini giyin , insanlara güzel ilhamlar vereceğinize pislik çıkardığınız, dışkı çıkardığınız yerleri açmayın.

Canavarlaştırılmış din o din satıcılarının dinden para kazananların hurafeleridir ve tüm bu yorumlarımızda sakıncalı gibi görünen saygısızlık gibi görünen tek bir nokta yoktur, açın bakın din diye, Peygamberimizin sözü diye ne iğrençlikler tarih boyu denilegelmiştir, ağıza alınmaz ancak bunlara inananlar hergün namaz kılıp hacca giden ancak kafasını işletmeyen korkak, silik ama cahil cürretine sahip insan müsfettelerinin dini olmuştur. Dinimizin güzelliğini canavarlaştıran, ucubeye sokan alçaklara göre kendileri dinli,  Kuran ı Kerim i savunup sevdirenler ise dinsiz, ya bunlara lanet olsun!..

Meraklandılarsa mesela kendimi bildim bileli Kuranı sürekli okuyanlardanım. Ancak Kuran arapça demek değildir, başkasının yorumları iftiraları parantez içinde vermek değildir, anlam ve manadadır Kuran Allah ın öğütlediği gibi anlamak, akıl işletmektedir. Kendi fikirleri hurafeleri onlarla beraber cehennemin dibine.. kendi elleriyle yaptıklarına tapıyorlar, ne güzelde oyuna geliyorlar o olsun o karakterler doğru dine mensup olsalar bile aynı kaldılar, dünya hayatı sınanmaktır, imtihan hayatı Yaratıcımızla şeytanın Ayetlerde yazan bir anlaşması var kimin ne olduğunu kanıtlayacağım diyor Şeytan, izni koparıyor kıyamete kadar..

Yanlız bu yobazlar tüm bunları okuyup seni yine dinsizlik veya imansızlıkla suçlar, bunların sahip olduklarına lanet olsun onlarla beraber işe yaramaz malları batsın. Bunlar gibilerin kurduğu ülkeler rezil kepaze olsun, kendilerini değiştirinceye kadar lanet onların üzerine olsun!
Bunlar bizim değil geçmiş beddualar aslında görüyoruz bu tip ülkelere baktığımızda.

Bunları okuyup hoşlanmayan belasını bulsun..

.......

Mümin kadınlara da söyle: Bakışları ölçülü olsun ve cinsel organlarını korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünenler hariç açmasınlar. Örtülerini yaka açıklarına koysunlar. Süslerini şu kişilerden başkasına göstermesinler: Kocaları, yahut babaları, yahut kocalarının babaları, yahut oğulları, yahut kocalarının oğulları, yahut kardeşleri, yahut kardeşlerinin oğulları, yahut kendi kadınları, yahut ellerinin altında bulunanlar, yahut kadına ihtiyaç duymaz olmuş erkeklerden kendilerinin hizmetinde bulunanlar, yahut kadınların mahrem yerlerini henüz anlayacak yaşa gelmemiş çocuklar. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz topluca Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa erebilesiniz.

24- Nur Suresi 31

Cinsel organları korumak ne demek, temizlenmek, örtmek veya eşinden başkasına dokundurtmamak manasındadır.

Üstelik ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu geçer. Yani hımarın başı kapatması değil, ayette açıkça yaka dekoltesini örtmesi istenir. (Yaka açığı manasına gelen ‘cuub’ kelimesi hem bu ayette kapanılacak bölgeyi belirtmek için, hem Hz. Musa’nın yaka açığına elini soktuğunu belirten ayetlerde geçer.) Göğüsün üstü yani..

Üstelik başörtüsünü Kuran’a maletmek isteyen zihniyet, açık bir saptırma yaparak “felyedribne” fiilini “salsınlar” diye tercüme etmeye kalkmıştır. Böylece ayeti okuyan “başörtüsünü yaka açıklarına salsınlar” şeklinde okuyacaktır. Oysa hiçbir şekilde “darabe” kökünden türeyen “felyedribne” fiili “salsınlar” manasına gelmez. Bu fiille örtünün yaka açığına konulması yani kapatılması anlatılır. Kuran’da salsınlar, indirsinler manasında “felyüdnine” kelimesi kullanılır. Allah böyle bir ifade kullanmak isteseydi “felyedribne” fiili yerine “felyüdnine” fiilini kullanabilirdi. Bu örnek bize gelenekçi zihniyetin, kendi fikirlerini doğru çıkartmak uğruna gereğinde Kuran’daki kelimelerin manasını kaydırmaktan çekinmediğini göstermektedir.


KURAN’DA TESETTÜR KELİMESİ YOK
Günümüzde kadının kapanması için kullanılan “tesettür” ifadesi de Kuran’da geçmez. İslam adına etrafında bu kadar büyük fırtınalar koparılan bir kavramın, yani “tesettür” ifadesinin İslam’ın temel kaynağı olan Kuran-ı Kerim’de bulunmaması önemlidir. Demek ki “tesettür” kelimesi dîni bir kavram olarak sonradan oluşturulmuştur.


Gelenekçi İslamcıların kimisi kadının yüzü de dahil vücudunun tümünün örtülmesinin farz olduğunu, kimisi iki gözü, kimisi tek gözü dışındaki her yerini örtmesinin farz olduğunu, en ılımlıları ise yüz, eller ve ayaklar dışında her yerini örtmesinin farz olduğunu savunurlar. Oysa kadınların kapanmasıyla ilgili dinin tek kaynağı olan Kuran’da açıklananlar bu iki ayetle sınırlıdır. Yani kadınların başını örtmesi, peçe giymesi ve diğer anlatılan sınırlar Kuran’ın değil geleneklerin ve şahsi görüşlerin dine sokulmasının sonucudur. Eğer Allah böyle katı sınırlar çizmek isteseydi, bir ayette “Cilbabla; yüzünüz ve elleriniz dışında her yerinizi örtün” şeklinde bir sınırla kapanmanın sınırlarını çizebilirdi. Örneğin abdest ile ilgili ayette Allah, yıkanacak yerleri tek tek saymış ve “Dirseklere kadar ellerinizi yıkayın” gibi ifadelerle kesin sınırları koymuştur. Eğer Allah kapanmada da kesin sınırlar koymak isteseydi, bunu en azından bir cümleyle belirtebilirdi. Geçmiş kavimlerin başına gelenleri bile detaylarıyla anlatan Kuran, her şeyi açıkladığını kendisi söyleyen Kuran, eğer kapanmada sınırları belirlenmiş bir ölçü olacaksa ve bu bir tek cümleyle bile açıklanabilecekse, niye bu cümleyi içermesin? Bu açıklamanın olmaması, haşa Allah’ın unutmuş olmasından değil, bilakis bu tarzda kesin bir sınır koymak istememesindendir. Yukarıdaki 33-Ahzab suresi 59. ayeti ele alırsak, ayette kesin hatları olmayan esnek bir ölçünün olduğunu görürüz.



Allah iyice örtünmeyin günah mı demesini bekliyorsunuz, isteyen çeşitli nedenlerle örtünürdü ama bu hiçbir zaman Allah ın dini değildir. Çarşafla dolaşmak yüzü kapatmak örtmek, tüm ülkenin bunlarla dolu olması Allah ın dini ise bela bize olsun, ülkemiz batsın, ama bunlar Yüce Allah ın emirleri değilse böyle toplumların üzerlerine bela üstüne bela yağsın acıları feryatları gerçekten Allah yolundakilerin imanlarını artırsın, kendilerini değiştirip adam oluncaya kadar, insan oluncaya kadar sömürülsünler ki başkaları yararlansın ülkelerinden, insanlık faydalansın kaynaklarından en azından, ancak bir süreye kadar olmazlarsa artık bunların ülkeleri kendileriyle beraber sulara gömülsün bir serinlik essin büyük denizler serinletsin geride kalan iyi insanları.. Nuh Tufanından esinlenerek bitti konu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bi birey olarak isim ya da rumuz yazın !..

kaç kişi okudu