Sayfalar

09 Kasım 2012

din ve islam





 ...

Din demek insanı zorlayan ve gururunu inciten bir yaşam biçimi demek değildir, ne kadar cehalet o kadar iman demek değildir, Ayetler çölden değil gökten inmiştir, en yüksek şuurlu canlıların medeniyetinden..





Günümüze kadar gelen çoğu hurafenin nedeni aslında asırlar öncesinde bununla para kazanıp şöhretine şöhret katan din alimi bilmem ne efendi sıfatında insanlardır. Bunlar kendi cehaletlerine ve yaşam biçimlerine milyonları etkileyen dini oyuncak etmekten ve kendi amaçları için kullanmaktan çekinmemişlerdir. Bununla birlikte aklı başında büyük devlet ve devlet adamlarıda çıkıp dünyayı ve yönetimleri bile etkileyen dini, sosyal yaşantıdan kültürel yapıya sayısız şeyi etkileyen dini daha temiz ve insani melekeleri yüksek alimlerle açıklayıp onları kollamamıştır, yani islamın bu durumlara düşürülmesinde sadece din cahilleri değil diğer kıt zekalılarda rol oynamıştır.  Şunu düşünün eski çağlardan beri dünyayı değiştiren insanlığa biçim veren en büyük etken din ve dini inançlar olmuştur, o halde iki büyük cahil var, birincisi dindar zannında olup hurafelerle yaşayıp anlamadığı sesler çıkaran, tek bir ayetin gösterdiği anlamın bile o ayete yamamaya çalıştıkları hurafi yorumlardan kat be kat üstün anlamlar ve işaretler içeriyor olmasını anlamayanlardır yani klasik cahil dindarımız, ikincisi ise bu kadar vahim olduğu halde hiç düşünülmez o şudur:  Din mademki insan yaşamında ve insanlık tarihinde, sosyal yaşantıda ve medeniyetin gelişmesinde iyi-kötü önemli bir rol oynuyor nasıl oluyorda bir Kuran ı açıp okumaz kendinin akıllı ve bilgili olduğunu iddia eden kültür açısından yüksek eğitim aldığını savunan insanlar. Dini bilmeyen , Kuran ı bilmeyen kimsenin müslümanlık hakkında söyledikleri sözler ve karşı çıkışları o kadar havada kalır ki, doğru bi tepki olsa bile bilgisizlik ve akılsızlık budur ve bunu akıl edemediği için cehalet burdada kendini gösterir.  Din dünyayı şekillendiriyorsa sende aslında hergününü bununla geçirip öğrenip cehaletten kurtulmalısın, emin olun ayetlerde çoklarının zekasıyla ve kültürel anlayışıyla karşı çıktığından daha fazla referans ve etki olarakta daha fazlası var, senin dinsel olmayan sözünü dindar kişi dinlemek zorunda değil ancak dinde özellikle bizim dinimize göre kitapta olanı dinlemek zorundadır ve uymak zorundadır.

Bütün bunlarla birlikte aklı başında ve günümüz medeniyetinin yetiştirmiş olduğu insanların çoğu islamda şöyle birkaç şey var çok cahilce ya da akıl dışı değil mi diye düşünüp eleştirir, halbuki din zaten akıl dışılıklarla ve cahillikle mücadele etmek için sahneye çıkmış elbette ki içinde cahil bi toplumla uğraşırken takındığı tavır ayetlere işlemiştir, mesela adam içki içiyor ilk ayet bu kadar fazla içmeyin sarhoşluk derecesinde içmeyinken kimsenin dinlemediği uygulamalı görününce tamamen yasaklanıyor, o devrin cahilleri kurban kesiyolar toplum yapısını bozmamak adına madem kesiyosunuz o halde Allah ın adını anarak kesin deniyor, yani ayetlerdeki budur aslında ama kurban kesme bir kült haline geldi, bu ve bunun gibi çoğu ibadet kültleştirildi. Mesela kurban kesmek çoğu ayette geçmediği halde eklemeye başladılar, çünkü o zamanın kültür yapısında taze ve büyük bir inanç, cehaliye devrindekilerin dinleri nerdeyse sadece tapınmak ve kurban kesmekti, sade ayetlere göre kurban kesin demekse bir ritüel değil hayvanın yararınız için kanını akıtırken Allah ın rızası ile olduğunu bilip dile getirmektir, yani o zamandan günümüze uzanan kurban bayramında yapılan şeyler sevap olsada bir gelenektir dinin söylediği emrettiği bir bayram ve gelenek yoktur, bu zaten dini olarak sürekli yapılması gereken bişey, net olarak bir hayvanın canını alırken başka tanrılara putlara değil sadece Allah hakkı için o canı aldığını bilmelisin yani Allah ın rızası olduğunu biliyorsan o kanı akıtabilirsin. Bu Ayetlerin özü ve gerçeği buraki gibi anlaşılırsa pastan ve kirden arınan ayet daha net bir şekilde gözümüze görünür ki, o hayvanın canını alacakken amacın ne düşünmelisin, kötü etler katıp mı satacaksın, onu keserken hastalığını zararını ölçüp biçtin mi düşünüpte keseceksin yoksa nerde Allah ın rızası nerede Allah ın adı !?


Ayetler indiği sırada bakarsanız daha kimse müslüman değilken tüm ibadet çeşitleri zaten var tesadüf mü peki tüm bunlar, hepsi yere kapanıyor, hepsi kurban kesiyor, hepsi dua ediyor. Gerçek sadece onların inanışlarına ve geleneklerine saygı göstererek bir çeki düzen verilip Allah a ve dinine bağlanmasıdır, zamanın alışkanlıklarına Allah rıza göstermiş fazla değiştirmemiş, burası böyle.. Yoksa Kurandaki ayetlerde değiştirilmemiş o zamanın anlamındaki şekilde açıklanırsa Ayetlerde olmayan şeylere toplumumuzun din dediği görülecektir, mesela namaz diye bir kelime olmayışı peygamberimizin sadece salat dediği gibi,  üniversiteli imamlar bilir bunu salat kelimesi ise Allah ı anmak ve dua etmek gibi bir zaman dilimidir. Hz.Muhammed toplumun geleneklerine, kültürel anlayışına değil inançsızlığına darbe vurmuştur. Din diye yapılan geleneklere ve Allah ın sözü diye iftira atmalarına düşman olmuştur.  Ayetlerde defalarca geçer Allah ı anmak en büyük ibadettir, bir işi yaparken Allah ı anmak buna dahildir. 

Geleneklerde insanların oluşturduğu kolay vaz geçilemeyen toplumu ayakta tuttan kolaylaştırıcı yapıda olduğu gibi, zorlaştırıcı ve toplumu çökerten yapıdadırda, belki bugün vardır yarın yoktur, bir geleneği korurkende her zaman demekki geliştirmeli ve ilerletmeliyiz, zekamızı tüm insanlığımızı hesaba katıp toplayıp çıkartıp medeniyet yolunda yükseltmeliyiz.



Hadisler din değildir, yok dindir diyorsanız dünyada zaten birsürü din var onlardan biri olabilir ancak, Allah ın dini sadec Kurandır inanmıyormusunuz? O halde delilinizi getirin bizim delilimiz Kuran sizin deliliniz nedir?


 Cahil olmayan, mevki kariyer ve itibar peşinde olmayan alimlerin din ve islam hakkında yorumları:

Etrafımızda İslam adına sergilenen tüm ilkellikler, çirkinlikler ve çelişkiler; kitlelere acilen, gerçek dinin anlatılmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu tip manzaralardan rahatsız olan ünlü düşünür Muhammed İkbal 1920’lerde şöyle diyordu: “Eğer biz İslam’ın bir üstün değerler sistemi olduğunu Müslüman olmayanlara anlatmak istiyorsak, onlara her şeyden önce bizim İslam’ı temsil etmediğimizi söylemek borcundayız.” İkbal’den daha önceki yıllarda yaşayan diğer bir ünlü düşünür Muhammed Abduh aynı gerçeği, kendi kelimeleriyle şöyle anlatıyordu:
“İslam denince akla problemler, çıkmazlar ve çelişmeler geliyorsa, bunun sebebi İslam değil Müslümanlardır. Müslümanların bu asırda Kuran’dan başka imamları yoktur. Ezher’de okutulan ve benzeri kitaplar varolduğu müddetçe, bu ümmet ayağa kalkamaz. Ümmeti kaldıracak ruh, ilk dönemde hakim olan Kuran ruhudur. Kuran dışında her şey; Kuran’ı bilmek ve yaşamak arasına konmuş engellerdir.” Mehmet Akif Ersoy ise Kuran’a rağmen dini yozlaştıranların oluşturduğu manzarayı bakın nasıl tarif etmiştir: “Eğer İslam’dan maksat Kuran’sa, ortada İslam diye bir şey olmadığını söylemek durumundayız. Çünkü Kuran bugün göklere çekilmiş ve yeryüzündeki İslam’ın onunla ilgisi kalmamıştır.” Arap asıllı Amerikalı Profesör İsmail Faruki aynı manaya gelen kendi tespitlerini şöyle ifade etmiştir: “İslam, ne bugünkü Müslümanların tavır ve yaşayışları, ne İslam tarihinin şu veya bu dönemi, ne de İslam adına kaleme alınan şu veya bu kitabın anlattıklarıdır. İslam Kuran’dır.”














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bi birey olarak isim ya da rumuz yazın !..

kaç kişi okudu