Dinimizin bağlıları, Hıristiyanlar’ın ve Museviler’in sapmalarını çok
iyi tespit eder ve çok mantıklı eleştirirler. Ne yazık ki bu eleştiriyi
yapanların birçoğu, İslam dünyasındaki Allah’ın gönderdiği dinden
sapmaları eleştirmede aynı basireti gösterememektedirler.
Müslümanlar hristiyanlığı ve yahudileri eleştirirken, yobazlarsa aynen onların yolunda gitmektedir, ancak güyya diğer dinlere en büyük düşman kendileridir, evet taraftarlık bakımından olaya bakarsak öyle ancak başka başka vagonlardaki, başka biçimdeki aynı yolun yolcuları hepside.
Hıristiyanlık’ta bilimsel gelişimin önünü tıkayan ve geciktiren,
mezheplerin savaşlarıyla ortalığı kan gölüne çeviren papazların
hegemonyası kaybolur diye matbaaya, kendi dilinde ibadete karşı çıkan,
aforoz, endülüjans, engizisyon gibi kurumlarıyla halka kan kusturan,
kulların affedilme yetkisinin bile kendisinde olduğunu iddia eden hep
Kilise olmuştur.
DİNE EN BÜYÜK ZARARI SAHTEKAR DİN ADAMLARI VERİYOR.
Kilise’nin maddi menfaatler için dini nasıl istismar ettiğini Güney Afrika’lı Nobel ödüllü rahip Desmond Tutu çok güzel anlatmaktadır: “Misyonerken Güney Afrika’ya geldiklerinde toprak bizde, İncil onlardaydı. Sonra bize ‘gözlerimizi kapatalım, dua edelim’ dediler. Gözlerimizi açtığımızda gördük ki İncil bizde, toprak onlardaydı.” Bazı rahipler ve hahamlar, din adına insanların paralarını haksızlıkla nasıl yiyorlarsa; bizim şeyhler, hocalar, mevlidhanlar onlardan aşağı kalmamaktadırlar.
Ne yazık ki birçok Müslüman ayetleri masal gibi dinlemektedir. Hurafelere gelince bir hareketlilik bir mücadele bir yer kapma savaşı başlar, çünkü çıkar kokusu almıştır, fazlasını idrak edemiyordur, korkutulmuştur, adam yerine koyulmuştur, kandırılmıştır, kar payı verilmiştir, maaşa bağlanmıştır, sadaka dağıtılmıştır, kafası okşanmıştır, gıdıklanmıştır, poh pohlanmıştır. Tabi birçok yalakalığı ona bu imtiyazları verene sunmak karşılığında.
Nasıl Hıristiyanlar’da papazlar yeni dini hükümler oluşturdularsa;
İslamiyet’te de imamlar fetva, içtihad, mezhep görüşü başlıklı
uydurmalarla, dinde olmayan dini hükümleri icat etmişlerdir. Yani din
adamı zümresine, sırf Allah’ın tekelinde olan hüküm koyucu yetkisi
verilmiştir. Nasıl Hıristiyanlar Katolik, Protestan, Ortodoks
rahiplerini, ruhanilerini her şeye rağmen temize çıkartıyor, onların
evliyalık ve üstünlük hikayelerini anlatarak onların Hıristiyanlığı
dejenere etmelerini temize çıkartıyorlarsa, bizim imamlarımız da aynı
evliyalık, üstünlük, vs. hikayeleriyle temize çıkarılmaktadırlar.
Öncelikle tüm mezhep izahları ve tüm ilave Mişnalar, hadis kitapları,
falancanın mektupları çöpe atılıp, Allah’ın kitapları tek başına masa
üstüne konulup çözüme başlanmalıdır. Kuran’ın orijinali elimizde olduğu
için biz bu konuda çok daha rahat çözüm şansına sahibiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
bi birey olarak isim ya da rumuz yazın !..