Sayfalar

22 Aralık 2013

ALAK SURESİ

ALAK SURESİ

 Rahman ve Rahim Olan Allah`ın Adıyla


1- Yaratan Rabbinin adıyla oku.

 (Kuran 'ın ilk ayetinin elbette büyük ve sağlam bir anlamı olmalıdır. Okumak, araştırmak, öğrenmek, görmek maksatlı söylenen oku! emri herkesçe dikkat çekilmiştir. Birde cümlenin bütününü gördüğümüzde burada Allah' ın adıyla derken izinden öte bir kelime olduğu görülür, buraya tefsircilerde araplarda değinmesede adıyla kelimesi; vekaleten, vasfı, yerine, göreviyle gibi anlamlara gelir. Allah ın kendi ruhundan insanlara üfleyip can vermesi ise bu ayeti bütünleyecek bir başka ayettir. Gerçek güç ve ilim sahibi Allah iken insanı ise kendine verdiği bedenin sorumluluğunun ve mahlukattaki üstünlüğünün farkındalığı ile ilk Ayetle vurgulamaya şuurunu yükseltmeye farkındalığa teşvik vardır. İnsan Kuranı Allah ın hakikati ve kendi hakikatinin farkındalığı ile okumalıdır. )

2- O, insanı bir alak'tan yarattı. 
(Ruhla maddenin bağlantı noktasına vurgu yapılmıştır, alaka kelimesi ilgi, sevgi, çekim gücü, insanı oluşturacak, insanla ilgili en küçük parça, anlamında kullanılmıştır, dna gibi mesela, ayetlerde hem ruhani,duygusal hemde maddesel,bilimsel tanımlar iç içedir.)

 3. Oku! Rabbin, en büyük ve sonsuz kerem sahibidir.
 (Asaletin en büyüğü Allah a aittir. Cömertlik, lütuf, bağışlamak Allah ın sonsuza kadar vasıflarıdır. Bu Ayette cömertliğin, bağışlamanın, lutfetmenin asaletinden ve büyük asaletinden ve sonsuzlukla bağlantısından söz edilmiştir. Bunlarınsa Allahtan olduğu vurgulanmıştır. Anlamda başka bir canlıya olan fayda ve iyilik vardır. Sonsuza kadarda bunun süreceği anlamı yüklüdür. )

 4. O'dur kalemle, yazıyla, okumakla öğreten! 
 (Burada insanın öğrenme kabiliyetine ve şuurlu varlık olmasına vurgu yapılmıştır. )

 5- İnsana bilmediğini öğretti. 

 6- İnsan azar. Bu bilgiyle bile dahada fazla kudretlenir ve azgınlık yapar.
(Bilgiyle, eğitimle, Allah ın verdiği şuurla doğruyu bulması gereken, gerçeği görmesi gereken insanın bunu yaparken diğer bir gerçeğide bununla şımarması, kendini fazla görmesi, azmasıdır, gerçeğin tersine bir çaba vermesidir, işte insana dair bir gerçekte budur. )

 7. Kendini kendine yeterli gördüğü için.
 (Hiçbirşeye muhtaç olmadığını veya Allah katında değersiz olan şeylerlede kendinin yeterli olduğunu düşündüğü için, belki sağlam bilgisi olduğunu düşündüğünden ve kendince bir yeterlilik biçtiğinden, kimi zaman zenginliğinden, bolluktan zayıflıklarını bilmez hem ihtiyaçta hissetmez. Ancak bir koyunda ottan başka bir ihtiyacı yokmuş gibi hissedebilir. Ancak insan için bir dönüş vardır, şuurunun ona ihtiyacı vardır Allah' a!) 8. Oysaki, dönüş yalnız Rabbinedir! (İnsan maddesel ihtiyacının ötesini Allah' ı bilmelidir, asıl bilgi budur. Asıl ihtiyaçta buradadır.)

9. Engelleyenleri gördün mü?

 (Yukardaki Ayetlerle bağlantılı olarak; Allah tan , bilgiden, Allah ın bilgisinden, muhtaç olunan Allah' a ulaşmaktaki gayreti engelleyeni, yaftalayanı, bozanları. Aşağıdaki ayetlerle bağlantılı olarakta 'sala' dan engelleyeni olarak okunmalıdır, bilgi, hikmet böyledir (..Abden izâ sallâ...) Allah böyle buyuruyor.  sala:Allah'ı direk çağırarak anmak; dua, yani, ona doğru konuşmak, yakarmak anlamındadır. )

( not:bugünkü namaz kelimesi hintlilerin namaskarasınden gelmedir, japonlara namaste olarak geçen bu kelime Farslılara namaz şeklinde ordanda Müslümanlara geçmiştir. Peygamberimiz Sala diyerek Duasına giderdi ve meleklerin ona öğrettiği metodlarla dua etmiştir, biriside bugün namaz dememizde bir mahsuru olmayan, özel şekillerdeki Duadır. Peygamber birçok halde dua,sala etmiştir, salaya ise önem vermiştir, çünkü o Allah ı anmak için özel bir zaman ayırmak, konsantre olmaktır, bununla birlikte salayı kendine gösterilen hareketlerlede yapmıştır, maddesel hareketlerinde ruhsal etkileşime olan katkısı sebebiyle, medidatif faydalarından, temizliğinden ötürü namaz olarak telafuz ettiğimiz biçimi Peygamber olduğu için ölene kadar sürdürmüştür.

Allah ı anmak kelimesi farklıdır sala,dua farklıdır. Dua Allah'ı anmakla mümkündür ancak Allah büyüktür demekte Allah ı anmaktır, Ayetleri okumakta, dini vazifeler yapmakta, kötülükten uzak durmak, sevap işlemek, Kuran okumakta Allah ı anmaktır; Dua ve Sala ise Allah'a direk hitap edilerek ismi söylenip çağrılarak, yapılan, kimi zaman huzurunda olma hissiyle yapılan bir anma biçimidir. Günümüzde sala kelimesi kullanılmazken dua ise istemek, dilemek şeklinde kullanılmaktadır, halbuki Dua, Allah'ı çağırmak, seslenmek, konuşmak, hitap etmektir, istemek değil, ancak insanlar Allah tan isterken Dua halinde oldukları için zamanla kelime insanın azgınlığı sebebiyle kolaya kaçmıştır.)

(İnsanı Allah ı anmaktan, Duadan, Saladan, Namazdan engelleyen birçok biçim vardır, bir insanın sünnet şekilleriyle, yani namaz şekliyle dua etmesi sevapken, Allah ı anmanın Duanın birçok halde olabildiğini kabul etmemek ve insanları Allah tan ibadetten uzaklaştıracak  bilgiden, okumaktan acizlik yapılması sonucunda, Dua eden Allah ı anan insanı azgınlığıyla engelleyeni, çok biliyorum edasıyla şımaranı Yüce Allah uyarmaktadır. Bu ayette namaz kelimesinden büyük anlamlar barındıran daha net ifadeli, Sala ve Allah ı anmaktan bahsedilmiştir. Allah böyle buyurmuştur değiştirilmez.)

 10. Bir kulu namaz kılarken/dua ederken;
( o kul dua ederken ya ondan hayırlıysa ya onun sala'sı-dua'sı onu koruyorsa, doğru bir insan ise/
günümüzde daha çok namaz kelimesi şeklinde yorumlanmakta ve gerçek anlam koybolmaktadır, anlam sapması olmasa namaz kelimesi kullanılmasında bir sakınca yoktu.)


11. Biliyormusun ki? Ya o (kul) doğru yol üzerinde ise, 

12. Ya o, erdemini, kulluğunu, takvasını, iman bütünlüğünü koruyorsa, öğütlüyorsa!

13. Bilirmisiniz, asıl yalana uymuş olanı, doğru yoldan yüz çevireni! Şaşırmış olanı, yoldan sapmışı

 14. Herşeyiyle İnsanı Allah'ın görmekte olduğunu bilmiyor mu? Allah gerçekten görür.

 15. Sandığı gibi değil! Eğer vazgeçmezse, derhal onu 'yalancı perçem'inden, yakalarız (cehenneme atarız). 

  16. O yalancı, günahkar perçem(den)!  ( نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ Nâsiyetin kâzibetin hâtıeh(hâtıetin)
(Gerçek perçem saçtır, yalancı perçem ise alındaki saç yerine konmuş bişeydir, yalancı perçem iki anlamdadır, diğer anlamıysa perçeminin yalan söylüyor oluşudur, bu günümüzdeki türban tipi bir baş örtüsünün tasviridir ve ben dindarım, takva sahibiyim mesajı vermek üzere o zamankiler eleştiriliyor. Halbuki Allah ın öyle bir emri yok, yapanada karışmıyor, niyetine ve cehaletine vurgu yapıyor. Riya bulaşmış bir görüntüye cisme bedene ve şuura, benliğe dikkat çekiliyor.)

 17- O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın bakalım.

 18- Biz de zebanileri çağıracağız.

 19. Sakın! Ona boyun eğme; Allah'a secde et ve yaklaş!
(Allah'ı anmaktan insanı meneden, soğutan, caydıran, engeller, zorluklar çıkaran kim olursa olsun, ne şekilde olursa olsunlar, boyun eğilmemeli. Bu Ayette Secde kelimesi kullanılmıştır, sala, dua veya namaz diye gelişigüzel çevrilemez, secde: Allah'ın kanunlarına, düzenine uymak demek, insan ve kul olduğumuz için, boyun eğmek, kulluk etmek şeklinde çevrilir.)








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

bi birey olarak isim ya da rumuz yazın !..

kaç kişi okudu